Obsidyenin tarihçesi, binlerce yıl öncesine dayanır. Eski çağlarda, özellikle taş devri dönemlerinde, obsidyen keskin kenarları nedeniyle alet yapımında yaygın olarak kullanılmıştır. Eski insanlar, obsidyenin cam gibi sert yapısını kullanarak avlanmak, yiyecek hazırlamak ve diğer günlük işler için taş baltalar, bıçaklar, ok uçları ve kesici aletler üretmişlerdir. Obsidyen, taş devrinin en değerli malzemelerinden biri haline gelmiştir.
Antik Mısır’da, obsidyenin tıbbi özelliklerine inanılırdı. Mısırlılar, taşın tedavi edici gücüne dair çeşitli inançlar geliştirmiş ve bu taşı dini ritüellerde kullanmışlardır. Ayrıca, Orta Asya ve Güney Amerika gibi bölgelerde, obsidyenin tanrıların ve ruhların simgesi olduğuna inanılmıştır.
Negatif enerjiyi uzaklaştırdığı düşünülmektedir: Çevredeki olumsuz enerjileri temizleyerek, daha dengeli bir ruh hali sağladığı kabul edilmektedir.
Kötü enerjilere karşı koruma sağladığı bilinmektedir: Eski çağlardan bu yana nazara karşı kullanılan taşlar arasında yer almaktadır.
Zihinsel netliği artırdığına inanılmaktadır: Odaklanma problemi yaşayanlar için zihni açıcı bir etkisi olabileceği düşünülmektedir.
Ruhsal dönüşüm sağladığı kabul edilmektedir: Kişinin kendini daha iyi tanımasına ve içsel farkındalığını artırmasına yardımcı olduğu söylenmektedir.
Stresi azalttığı düşünülmektedir: Meditasyon sırasında kullanıldığında huzur ve dinginlik sağladığına inanılmaktadır.