1800’lerin sonlarına doğru Avustralya’da yapılan büyük opal keşifleri, taşın küresel tarihini derinden etkiledi. O döneme kadar opal çoğunlukla Avrupa’da, daha küçük kaynaklardan temin ediliyordu. Ancak Avustralya’nın iç bölgelerinde çıkarılan opallerin canlılığı ve büyüleyici desenleri, dünya pazarlarında taşın değerini katbekat artırdı. Bugün hâlâ Avustralya, dünya opal üretiminin yaklaşık %90’ını karşılar.
Opalin keşfi yalnızca ekonomik bir gelişme olmadı, aynı zamanda kültürel bir dönüşüm de sağladı. Aborjin mitolojisinde opalin kutsal bir taş olduğu anlatılır. Efsanelere göre, gökyüzünden yeryüzüne inen bir tanrı, toprağa bastığında ayaklarının bastığı yerde opaller oluşmuş. Bu taşlar, tanrının yeryüzüne bıraktığı ışığın izleri olarak kabul edilmiştir.
Göz sağlığına şifalı olduğu düşünülür.
Eklem ağrılarını azalttığına inanılır.
Böbrek rahatsızlığı olanlar için yarar sağlayabileceği ileri sürülmüştür.
‘Kan hastalıklarının iyileşmesine yardımcıdır.’ tarzında bir söylenti vardır.
İltihabı ortadan kaldırdığı düşünülmektedir.
Cildi, tırnakları ve saçları beslediğine inananlar vardır.